Her ilişkide zaman zaman tartışmalar yaşanıyor ve uzaklaşmalar hissediliyor. Aslında bu durum ilişkinin bittiğini veya tıkandığını değil, yeni bir dengenin arandığını gösteriyor. Çatışmalar her ilişkinin çok doğal bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bazen bu tartışmalar içinden çıkılmaz bir döngüye dönüşüyor ve aradaki o görünmez bağ zedeleniyor. Biz bu noktada devreye girerek, yıpratıcı döngüleri kırmanız ve yepyeni bir bağ kurmanız için size eşlik ediyoruz. Üstelik bu onarım sürecini sadece çiftlerle değil, kendi ilişki kalıplarını anlamak isteyen danışanlarımızla bireysel terapi süreçlerinde de derinlemesine ele alıyoruz.
İlişki sorunları yaşandığında genellikle tek bir suçlu aramaya eğilim gösteriyoruz. Oysa sistemik bakış açısıyla konuya yaklaştığımızda, sorunun kaynağını bireylerde değil aradaki etkileşim döngülerinde buluyoruz. İlişkilerdeki tıkanıklıkların temelinde genellikle şu dinamikler yatıyor:
Kök Aile Aktarımları: Geçmişten ve ailemizden taşıdığımız duygusal miraslar bugünkü ilişkimize doğrudan yansıyor.
Karşılanmayan İhtiyaçlar: Görülme, duyulma ve güvende hissetme gibi temel ihtiyaçların eksikliği aradaki mesafeyi her geçen gün açıyor.
Tetiklenen Yaralar: Partnerinizde sizi en çok öfkelendiren şey aslında geçmişten gelen ve duyulmayı bekleyen kendi yaranızın bir yansıması olabiliyor.
Sistemik Tıkanıklıklar: Sorunu kişilerin bireysel hatalarında değil, kurulan ilişkinin işleyiş biçiminde ve etkileşim ağında arıyoruz.
Sağlıklı bir çatışma çözme süreci yönetemediğimizde genellikle farkında olmadan bazı yıkıcı savunma mekanizmalarına başvuruyoruz. İlişkilerde en sık karşılaştığımız iletişim problemleri şu şekilde sıralanıyor:
Eleştiri: Partnerinizin belirli bir davranışını değil, doğrudan karakterini hedef alıyorsunuz. Sorunları kişiselleştirerek karşı tarafın kendini yetersiz hissetmesine neden oluyorsunuz.
Savunma: Partnerinizden gelen her geri bildirimi kişisel bir saldırı olarak algılıyorsunuz. Kendi sorumluluğunuzu almak yerine bahaneler üreterek karşı atağa geçiyorsunuz.
Duvar Örme: Tartışma anında iletişimi tamamen kesiyorsunuz. Susarak, ortamı terk ederek veya duygusal olarak kapanarak kendinizi korumaya çalışıyorsunuz.
Küçümseme: Partnerinize alaycı bir ses tonu, isim takma veya iğneleyici sözlerle yaklaşıyorsunuz. Bu tutum aradaki saygıyı ve sevgi bağını en hızlı zedeleyen davranışların başında geliyor.
Terapi odasında öncelikle kendinizi güvende hissedeceğiniz, yargısız ve kapsayıcı bir zemin inşa ediyoruz. Amacımız kimin haklı veya haksız olduğunu bulmak değil, birbirinizin veya kendi içinizdeki seslerin duyulmasını sağlamak oluyor. İlişki danışmanlığı İstanbul arayışınızla bize ulaştığınızda süreci şu adımlarla ilerletiyoruz:
Güvenli Alan Yaratma: İster partnerinizle katıldığınız çift seanslarında ister bireysel terapide, yargılanmadan anlaşıldığınızı hissedeceğiniz bir ortam sunuyoruz.
Kendi Döngülerini Fark Etme: Bireysel seanslarda kendi ilişki kalıplarınızı, bağlanma stilinizi ve sınırlarınızı dışarıdan bir gözle keşfetmenize olanak tanıyoruz.
Yeni Bir İlişki Dili Geliştirme: Görünmeyen duygusal ihtiyaçlarınızı açığa çıkararak size özgü, onarıcı bir iletişim dili oluşturmanıza destek oluyoruz.
Çatışma Çözme Becerileri: Yıpratıcı tartışmaların yerini, karşı tarafı ve kendinizi gerçekten anlama çabasına bıraktığı yolları birlikte inşa ediyoruz.
Biz inanıyoruz ki ilişkiler tek bir normatif kalıba sığdırılamayacak kadar biricik bir yapıya sahip. Bu doğrultuda yaklaşımımız şu temellere dayanıyor:
Toplumsal şablonlara uymayan farklı ilişki biçimleri kendi içlerinde çok özel ve eşsiz dinamikler barındırıyor.
İlişkinizin şekli veya yönelimi ne olursa olsun, sizin kurduğunuz o dünyaya büyük bir saygı duyuyoruz.
Her bireyin ve çiftin kendi gerçeğini, sınırlarını ve dengesini yargılanmadan keşfetmesi için güvenli bir alan tutuyoruz.
Sürecin sonunda şunu unutmamanızı istiyoruz: Terapi odasında bir uzmanla çalışmak bir "hakemlik" müessesesi kurmak anlamına gelmiyor. Bu süreç, kendinizi, partnerinizi ve ilişki kurma biçiminizi yeniden tanıdığınız derin bir keşif yolculuğu olarak öne çıkıyor. İhtiyaçlarınızı fark edip duygularınızı onardığınızda, sevginizi ve bağınızı çok daha doyurucu bir boyutta yaşamaya başlıyorsunuz.