top of page

Travmayla Nasıl Çalışıyorum

Yazarın fotoğrafı: Beyza Nur Karlı
Beyza Nur Karlı
9 Eki
9 dakikada okunur

Travma Nedir, Ne Kadar Yaygındır?


Travma; ölüm, ciddi yaralanma ya da cinsel şiddet tehdidi içeren, kişinin kendini çaresiz hissettiği yoğun yaşantıları ifade eder. Judith Herman travmayı, insanlara kontrol, bağlantı ve anlam duygusu veren olağan bakım sistemlerini aşan bir yaşantı olarak tanımlar (Herman, 1997, akt. Nelson Goff ve ark., 2020).


Dünya genelindeki ruh sağlığı araştırmalarında katılımcıların %70–90'ının yaşamları boyunca en az bir kez travmaya maruz kaldığı bildirilmiştir (Nelson Goff ve ark., 2020). Yani travma, çoğu insanın hayatına bir biçimde dokunan bir deneyimdir.


Travmaya verilen tepkiler de tek tip değildir:

  • Kısa süreli tepkiler: Çoğu zaman profesyonel yardıma gerek kalmadan geçebilir (Coulter, 2011).

  • Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB): Yeniden yaşantılama, kaçınma, aşırı uyarılmışlık ve olumsuz düşünce–duygu değişimleriyle görünür.

  • Karmaşık TSSB: Uzun süren ve tekrarlayan travmalarda, TSSB belirtilerine duygu düzenleme güçlüğü, olumsuz benlik algısı ve ilişkilerde zorlanma eşlik edebilir (Nelson Goff ve ark., 2020).

  • Tanı kriterlerine sığmayan tepkiler: Utanç, suçluluk, yoğun öfke, duygusal uyuşma ve yabancılaşma ana sorun olarak karşımıza çıkabilir (Coulter, 2011).


Travma Neden "Sadece Bireysel" Bir Mesele Değil?


Travma çalışmaları tarihsel olarak travmayı doğrudan yaşayan kişiye odaklanmıştır. Sistemik travma yaklaşımı ise travmadan dolaylı olarak etkilenen kişileri de görünür kılar (Nelson Goff ve ark., 2020).

Bunun nedeni, aile üyelerinin "bağlı yaşamlar" sürmesidir. Bir kişinin yaşadığı, diğerlerinin yaşantısını da etkiler. Travma tek bir üyenin başına gelse bile ailenin yapısını, rollerini, sınırlarını ve iletişimini sarsabilir.


Coulter (2011) bunu şöyle özetler: Aile hem travmadan etkilenir hem de travmanın bireyi nasıl etkileyeceğini belirler. Destekleyici aile ilişkileri travmanın etkisini hafifletebilir. Öte yandan travma yaşayan bir kişi, ailesinin de travmatik stres yaşamasına yol açabilir.


Travmanın Paradoksu: İyileştiren Bağ, Travmadan En Çok Etkilenen Bağdır


Travma çalışmasının en zor yanlarından biri budur. Nelson Goff ve arkadaşları (2020) buna "travmanın kişilerarası paradoksu" adını verir:

  • Bir yanda koruyucu etki: Güçlü sosyal destek, travmanın uzun vadeli etkilerine karşı tampon görevi görür. Brewin ve arkadaşlarının incelemesinde sosyal desteğin eksikliği, TSSB için değerlendirilen risk faktörleri arasında en büyük etki büyüklüğüne (.40) sahipti (Brewin ve ark., 2000, akt. Coulter, 2011).

  • Diğer yanda aşınma: Kaçınma, uyuşma, sinirlilik ve geri çekilme gibi travma belirtileri, iyileşmeye en çok ihtiyaç duyulan ilişkileri zedeleyebilir.

Yani insanı iyileştirebilecek bağ, travmanın en çok zorladığı bağdır. Sistemik çalışma bu noktada devreye girer.


Travma Ailede Nasıl Görünür?


Araştırmalar travmanın aile içinde birkaç düzeyde iz bıraktığını gösteriyor.


Ebeveyn–çocuk ilişkisi

  • Ebeveynin travma sonrası stresi, çocukta kaygı, depresyon, davranış ve uyum sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir (Nelson Goff ve ark., 2020).

  • İki ebeveyni de travma yaşayan çocuklarda sıkıntı daha fazla olabilir ("doz–yanıt" etkisi). Anne–çocuk ilişkisinde bu bağın daha belirgin olduğu bildirilmiştir.

  • Travma yaşayan ebeveynler, çocuklarına duygusal olarak daha az ulaşılabilir olabilir.

  • İlişki iki yönlüdür: Çocuğun davranış sorunları da ebeveynin belirtilerini artırabilir.


Kardeşler

  • Kardeş bağı koruyucu olabilir. Sıcak kardeş ilişkisi olan çocuklarda stresli olaylardan sonra içselleştirme belirtilerinin artma olasılığı daha düşük bulunmuştur (Gass ve ark., 2007, akt. Nelson Goff ve ark., 2020).

  • Duygu düzenleme güçlüğü olan çocuklar kardeşlerinin sıkıntısından daha kolay etkilenebilir.


Roller ve kurallar

  • Büyük çocuklar kardeşlerine ya da ebeveynlerine bakım veren role kayabilir. Buna ebeveynleşme denir.

  • Aileler travmaya özgü kurallar geliştirebilir. Örneğin "Uyurken bana dokunma" gibi.


İletişim

Aileler travmayı konuşmaktan sıklıkla kaçınır. Figley'e göre bir araya gelme ihtiyacı ile etkileşimin stresi artırması korkusu aynı anda yaşanır. Sonuçta ortaya çıkan yalıtılmışlık, yakın ilişkilerdeki iyileştirici süreçleri engeller (Figley, 1987, akt. Coulter, 2011).

Catherall'ın üç boyutlu modeli ailedeki etkiyi şöyle gruplar (Catherall, 1998, akt. Coulter, 2011):

  1. Kopan bağlar: Duygusal ulaşılamazlık, çocukların ebeveynleşmesi.

  2. Çarpıtılmış gerçeklik: Olay hakkındaki aile mitleri ve bunlardan doğan işlevsiz roller.

  3. Çözülmemiş travma konuları: Yeniden sahneleme, süren güvenlik kaygıları, belirtilerin devamı.


İkincil Travma ve Kuşaklar Arası Aktarım Ne Demek?

Nelson Goff ve arkadaşları (2020) travmanın aile sistemi içinde iki temel yolla yayıldığını belirtir:

  • İkincil travmatik stres: Travma yaşayan biriyle yakın yaşayan kişinin, kendisi olaya maruz kalmasa da travma belirtileri geliştirmesidir. Travma yaşayanla kurulan empatik bağ ve özdeşleşme bunu besleyebilir.

  • Kuşaklar arası aktarım: Travmanın etkilerinin ebeveynden çocuğa geçmesidir. Aktarım yolları arasında sosyal öğrenme, sert ya da çekilmiş ebeveynlik biçimleri ve travma hikâyelerinin aktarımı sayılır.

Bu nedenle "çocuğum dikkat edemiyor" ya da "ergenim öfkeli" gibi başvurularda, belirtinin arkasında ailenin travmatik geçmişinin bulunup bulunmadığını sormak anlamlıdır.


Sistemik Travma Çalışmasında Neye Bakıyorum?



  • Birey: Bireyin ve yakınlarının duygusal, davranışsal, bedensel ve ruhsal belirtileri.

  • İlişkiler ve aile: Ebeveyn–çocuk, kardeş ve çift ilişkileri; iletişim, roller, sınırlar, bağlanma.

  • Toplum ve çevre: Okul, göç sonrası hizmetler, kültürel inançlar, destek ağları.

Travmanın anlamı herkes için aynı değildir. Aile üyeleri aynı olayı farklı hatırlar ve farklı anlamlandırır. Terapistin hangi olayın "asıl travma" olduğunu varsaymaması gerekir.

Çalışmanın Üç Aşaması: Güvenlik, Travmatik Süreç, Yeniden Bağlanma

Herman'ın (1997) üç aşamalı çerçevesine dayanan model, travma çalışmasını şöyle organize eder (Nelson Goff ve ark., 2020):

1. Güvenlik

  • Bireysel güvenlik: Kendine zarar, intihar riski, şiddet gibi durumların değerlendirilmesi.

  • Terapötik güvenlik: Seansın yapısı, kimin katılacağı, gizlilik gibi çerçeve konuları.

  • Aile içinde güvenlik: Sınırların, kuralların ve rutinlerin sağlıklı hale gelmesi.

  • Ortamsal güvenlik: Temel ihtiyaçlara erişim; gerçek güvenliğin sınırlı olduğu durumlarda "göreli güvenlik" oluşturmak.

2. Travmatik süreç

  • Travmanın ailede nasıl bir etkisi olduğunu ve belirtilerin aileye nasıl göründüğünü anlamaya çalışmak.

  • Gerekirse bireysel travma tedavilerine (uzun süreli maruz bırakma, EMDR, bilişsel davranışçı terapi gibi) yer vermek.

  • Neyin, kiminle, ne kadar paylaşılacağını birlikte düşünmek. Küçük çocukları bunaltıcı ayrıntılardan korumak gerekir. Bu ayrıntılar bireysel seanslarda ele alınabilir.

3. Yeniden bağlanma

  • Bireyin kendisiyle, aile üyeleriyle ve çevresiyle bağını yeniden kurması.

  • Rollerin ve kuralların yeniden düzenlenmesi, yakınlığın ve desteğin artması.

  • Topluluk kaynaklarına erişim ve travmanın ötesinde bir geleceğe bakış.

Bu aşamalar doğrusal değildir. Güvenlik çalışması travma işlenirken yeniden gündeme gelebilir, yeniden bağlanma da güvenliğin kurulmasına yardımcı olabilir (Nelson Goff ve ark., 2020). Her aşama için sabit bir seans sayısı da yoktur. Travma odaklı çalışma çoğu zaman uzun soluklu olabilir ve önceki aşamalara dönmeyi gerektirebilir. Aynı çerçeve farklı kuramsal yaklaşımlarla da uygulanabilir (Nelson Goff ve ark., 2020). Ben bu çerçeveyi sistemik ve dinamik bir bakışla birlikte kullanıyorum.

Yetişkinlerle Bireysel Çalışma: Sistemik ve Dinamik Bir Bakış

Sistemik çalışmak her zaman aileyi ya da partneri odaya almak anlamına gelmez. Yetişkinlerle çoğu zaman bireysel seanslarla çalışırım. Coulter (2011) de sistemik müdahalenin, ailenin ve alt sistemlerin yanı sıra bireyle yürütülen sistemik çalışmayı da içerebileceğini vurgular. Bireysel seansta kişi yalnız gelir, ama onunla birlikte bağlı olduğu insanlar da odada bulunur.

Neden bireysel seans?

Yetişkinlerle bireysel çalışmayı tercih etmemin ya da önermemin birkaç nedeni olabilir:

  • Travma ayrıntıları için güvenli bir alan: Aile üyeleri birbirini korumak isteyebilir. Nelson Goff ve arkadaşları (2020), örneğin bir annenin tanık olduğu ayrıntıların küçük çocukların duyabileceği ortamda değil, annenin bireysel seanslarında ele alınması gerektiğini belirtir.

  • Aile üyesinin kendi güçlüğü ya da şiddet riski: Cochrane incelemesi (Suomi ve ark., 2019), çift ve aile oturumlarından önce kapsamlı bir değerlendirme önerir. Süren partner şiddeti, aile üyesinin kendi travma belirtileri ya da madde kullanımı, aileyi tedaviye dâhil etmeyi engelleyebilecek durumlar arasında sayılır.

  • Kişinin tercihi ve hazır oluşu: Aynı inceleme, tedavi planlamasında kişinin tercihine güçlü bir vurgu yapılmasını önerir.

  • Aileyle ya da partnerle çalışmanın henüz mümkün olmadığı durumlar: Bu durumda bireysel çalışma, ilişkilerle çalışmaya zemin hazırlayabilir.

Birinci aşama: Güvenliği birlikte kurmak

Yetişkinlerle çalışmanın ilk işi, güvenliğin birçok katmanını netleştirmektir:

  • Kendine zarar, intihar ve ilişkide şiddet gibi riskleri değerlendirmek.

  • Seansın çerçevesini (süre, gizlilik, kimin katılacağı) açık hale getirmek.

  • Travma ayrıntılarını anlatmanın bir zorunluluk olmadığını, iyileşmenin her zaman tüm ayrıntıların paylaşılmasını gerektirmediğini ve bundan sonra neyi, ne zaman, kimle paylaşacağına dair kontrolün kişide kaldığını görünür kılmak (Nelson Goff ve ark., 2020).

  • Günlük yaşamda temel ihtiyaçlara ve destek kaynaklarına erişimi gözden geçirmek.

Travma, kişinin kontrol, bağlantı ve anlam duygusunu sarstığı için bu aşamada kontrolün kişide olması, çalışmanın ilk ve en önemli parçasıdır.

İkinci aşama: Travmatik süreç ve kayıpların yasını tutmak

Bu aşamada travmayla ilgili anıların, yaşananların ve travmayla ilişkili kayıpların üzerinde çalışılır (Herman, 1997, akt. Nelson Goff ve ark., 2020). Birkaç nokta önem taşır:

  • Travmanın "asıl" ne olduğunu varsaymam. Kişi için en ağır gelen şey, dışarıdan en büyük görünen olay olmayabilir. Suçluluk, utanç, yoğun öfke, uyuşma ve yabancılaşma, tanı kriterlerine sığmayan ama kişi için asıl sorun olabilir (Coulter, 2011).

  • Travma odaklı yöntemlere ihtiyaç olup olmadığını değerlendirmek. Nelson Goff ve arkadaşları (2020), travmaya özgü anıların uzun süreli maruz bırakma, EMDR ve bilişsel davranışçı terapi gibi bireysel temelli tedavilerle ele alınabileceğini belirtir. Bu tür bir yöntemin gerektiği durumlarda, ihtiyaca göre kişiyi bu alanda çalışan meslektaşlarıma yönlendiriyorum. Yönlendirme, çalışmanın bittiği anlamına gelmez. Kişinin ve çevresinin yaşadığı süreç, sistemik ve dinamik çerçevede birlikte ele alınmaya devam edebilir.

  • Anlatmanın zamanlaması ve doğası. Araştırmalar, duyguları paylaşmanın yakınlığı artırabildiğini gösterse de, travma deneyimini paylaşmanın belirtileri azaltmada her zaman etkili olmadığını da gösterir (Nelson Goff ve ark., 2020). Bu yüzden anlatmanın ne zaman, kiminle ve hangi ölçüde olacağı üzerine birlikte düşünürüm.

Dinamik bakışın katkısı

Travmanın çoğu zaman bir olay olmanın ötesinde, kişinin kendilik algısını ve ilişki kurma biçimini de etkilediği görülür. Nelson Goff ve arkadaşları (2020), kişiler arası travmanın bağlanmayı, temel güveni ve yakınlığı zedeleyebileceğini, karmaşık TSSB'de ise duygu düzenleme güçlüğü, olumsuz benlik algısı ve ilişkilerde zorlanmanın görülebileceğini belirtir. Coulter (2011) da travmanın bizim yaşama verdiğimiz anlamı bile değiştirebileceğini ve her psikolojik yaranın belirti listeleriyle ifade edilemeyeceğini hatırlatır.

Dinamik bakış benim için tam olarak bu alanlarda anlam kazanıyor: utanç ve suçluluğun, öfkenin ve uyuşmanın kişinin iç dünyasında ve ilişkilerinde ne anlama geldiği, kişinin yakın ilişkilerde nasıl bir yer aldığı ve bu örüntülerin terapi ilişkisinde nasıl görünür olduğu.

Üçüncü aşama: Yeniden bağlanma

Bu aşamada hedef, kişinin kendisiyle, yakın ilişkileriyle ve çevresiyle bağını yeniden kurmasıdır. Travma kaçınma, uyuşma ve çekilme yoluyla bağları aşındırdığından, bu bağlantıları yeniden kurmak iyileşmenin merkezindedir (Nelson Goff ve ark., 2020). Bu çalışma şunları içerebilir:

  • Kişinin kendi duygularına ve bedenine yeniden yakınlaşması.

  • Yakın ilişkilerde yakınlık ve desteğin yeniden kurulması.

  • Yaşananı anlamlandırmak, umut ve gelecek duygusunu yeniden bulmak. Coulter (2011) bunu Walsh'un aile direnci çerçevesindeki "inanç sistemleri" altında ele alır.

  • Travmanın ötesinde bir kimlik ve gelecek hedefleri oluşturmak.

Amaç, travmayı yok saymak değil. Nelson Goff ve arkadaşlarının (2020) ifadesiyle, travma kişinin tarihinin önemli bir parçası olarak kalır, ama artık hayatını tanımlayan merkezi bir özellik olmaktan çıkar.

Bireysel seansta sistemik göz

Seansta tek kişiyle çalışsam da şu sorularla sistemik bakışı canlı tutarım:

  • Kişinin yakın çevresi onun belirtilerine nasıl karşılık veriyor? Kimler destek oluyor, kimler yorgun ya da uzak?

  • Travmayı kimlerle konuşabiliyor, kimlerle konuşamıyor?

  • Yakınlarında, kişiye yakın olmaktan kaynaklanan ikincil travmatik stres belirtileri olabilir mi?

  • Aile, iş, topluluk ve kültür çevresinde hangi kaynaklar var, hangileri kayıp?

Bu sorular önemlidir, çünkü sosyal destek, travmanın uzun vadeli etkilerine karşı en güçlü koruyucu etkenlerden biridir. Aynı zamanda travma, o desteğin kendisini de aşındırabilir (Nelson Goff ve ark., 2020).

Karmaşık ve uzun süreli travmalar

Uzun süren ve tekrarlayan travmalarda, özellikle çocukluk döneminde yaşananlarda, tablo yalnızca TSSB belirtilerinden ibaret olmayabilir. Duygu düzenleme güçlüğü, dissosiyasyon, olumsuz benlik algısı ve ilişkilerde zorlanma eşlik edebilir. Koruma ve yanıt beklenen kişi ya da kurumlardan gelmeyen ya da onlar tarafından yaşatılan travmalar, "ihanet travması" olarak anılır (Nelson Goff ve ark., 2020). Bu tür süreçlerde çalışma daha uzun sürebilir, aşamalar arasında gidip gelmek olağandır ve güvenlik çalışması belirgin bir yer tutar.

Ne zaman bireysel, ne zaman çift ya da aile seansı?

Bu karar sabit değildir, birlikte verilir. Şu noktalar belirleyici olur:

  • Şiddet riski ve aile üyelerinin kendi ruh sağlığı durumu (Suomi ve ark., 2019).

  • Kişinin tercihi ve hazır oluşu.

  • Yakın çevrenin süreçte kaynak mı, yük mü olduğu.

  • Çocukların korunması gereken ayrıntıların olup olmadığı.

Bazen bireysel çalışma bir aşama olarak başlar ve ilerleyen dönemde çift ya da aile seanslarıyla devam eder. Bazen de bireysel çalışma yeterli olur.

Aile Direnci: Travmayla Birlikte Yaşamak İçin Bir Harita

Coulter (2011) sistemik çalışma için Froma Walsh'un aile direnci çerçevesini önerir. Bu çerçevede ailelere "işlevsiz" değil, zorluklarla sınanmış sistemler olarak yaklaşılır. Üç alanda çalışılır:

  • İnanç sistemleri: Yaşananı anlamlandırma, umut, değerler ve maneviyat.

  • Örgütlenme biçimleri: Esneklik ve süreklilik arasındaki denge, bağlantılılık, sosyal ve ekonomik kaynaklar.

  • İletişim süreçleri: Net mesajlar, duyguların açıkça paylaşılması, birlikte problem çözme.

Bu çerçeve bireysel seanslarda da yol gösterici olabilir. Kişinin kendi inanç sistemi, destek ağı ve iletişim biçimi, aynı üç alanda ele alınabilir.

Ne Zaman Destek Almak Gerekir?

Şu durumlarda travma konusunda uzman bir terapistten destek almak anlamlı olabilir:

  • Yaşanan olay sonrasında kâbus, ani geri dönüşler, kaçınma ya da aşırı tetikte olma gibi belirtilerin haftalarca sürmesi (Örn. Uyku bozulması, ürkme, olayı hatırlatan yerlerden uzak durma.)

  • Utanç, suçluluk, yoğun öfke ya da duygusal uyuşmanın günlük yaşamı ve ilişkileri etkilemesi (Örn. "Hiçbir şey hissetmiyorum." ya da yakınlarından giderek uzaklaşma.)

  • Çocuğun okul başarısında düşüş, öfke patlamaları, gerileme (alt ıslatma, ayrılamama) ya da içine kapanma (Örn. "Eskiden iyi bir öğrenciydi, artık odaklanamıyor.")

  • Aile içinde konuşulamayan bir olay nedeniyle herkesin kendi köşesine çekilmesi (Örn. "Herkes kendi odasında yarasını yalıyor.")

  • Büyüklerin çocuklara bakmaya çalışması, çocuğun anneyi/babayı koruyan role kayması (Örn. Çocuğun anneye ilaçlarını hatırlatması, kardeşinin bakımını üstlenmesi.)

  • Travmanın şiddet, istismar ya da kendine zarar verme riskiyle birlikte olması (Bu durumlarda güvenliğin sağlanması her şeyden önce gelir.)

Sonuç

Travma çoğu zaman tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür, ama etkisi aileye, ilişkilere ve çevreye yayılır. Sistemik bakış, travmayı yaşayan kişiyi yalnız bırakmadan, onun etrafındaki bağları iyileşmenin kaynağı haline getirmeyi hedefler. Dinamik bakış ise travmanın kişinin kendilik algısında ve ilişki kurma biçiminde bıraktığı izleri anlamaya alan açar. Önce güvenlik, sonra travmanın anlaşılması ve yasının tutulması, ardından yeniden bağlanma. Bu yolda kişi ve çevresi kendi hızında ilerler. Travma konusunda destek almayı düşünüyorsanız ya da süreç hakkında konuşmak isterseniz iletişim sayfasına göz atabilirsiniz.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.



Kaynakça

  1. Carr, A. (2025). Family therapy and systemic interventions for child-focussed problems: The evidence base. Journal of Family Therapy, 47, e12476.

  2. Coulter, S. (2011). Systemic psychotherapy as an intervention for post-traumatic stress responses: an introduction, theoretical rationale and overview of developments in an emerging field of interest. Journal of Family Therapy.

  3. McWey, L. M. (2021). Systemic interventions for traumatic event exposure: A 2010–2019 decade review. Journal of Marital and Family Therapy.

  4. Nelson Goff, B. S., Ruhlmann, L. M., Dekel, R., & Huxman, S. A. J. (2020). Trauma, posttraumatic stress, and family systems. In K. S. Wampler, M. Rastogi, & R. Singh (Eds.), The handbook of systemic family therapy: Volume 4. Wiley.

  5. Suomi, A., Evans, L., Rodgers, B., Taplin, S., & Cowlishaw, S. (2019). Couple and family therapies for post-traumatic stress disorder (PTSD). Cochrane Database of Systematic Reviews, 12, CD011257.


 
 
bottom of page